Böyle Kuruyemişe “Şükran”

Bugün Ankara’nın en iyilerinde sıra Şükran Kuruyemiş, sadece kuruyemiş satıyor. Çeşitleri az ve öz. Kuruyemişler sade, az kavrulmuş ve çok kavrulmuş şekilde sıcak olarak taptaze sunuluyor.

Bir 10 kasım günü Anıtkabir dönüşünde Gençlik Caddesi’ndeki geçiyorum. Bir anda mis gibi kavrulmuş kuruyemiş kokusu burnumda tütüyor. Küçük, mütevazı bir dükkan. Kokunun peşinden içeri giriyorum, adeta küçük bir kuruyemiş fabrikası. Kuruyemişlerin her biri ayrı ayrı fırınlarda kavrulmakta, ahşap tavalara doldurulup, dumanı üzerlerinde tüterken satışa sunulmakta…

Şükran Kuruyemiş, sadece kuruyemiş satıyor. Çeşitleri az ve öz. Kuruyemişler sade, az kavrulmuş ve çok kavrulmuş şekilde sıcak olarak taptaze sunuluyor. Bir kuruyemiş ancak bu kadar güzel olabilir. 15 yıl 5 yıldızlı otellerde, restoran, bar ve F34 müzikhol gibi işletmelerde hizmet verdim, böylesini ne yedim, ne sattım. “Eşi benzeri yok” diyebilirim. Olağanüstü bir nefaset. Şükran Kuruyemiş’e girdiğinizde, bu mütevazı dükkanda bu kadar güzel ve taze kuruyemişin olması insanı şaşırtıyor. Ancak Naci Bey’le sohbet ettikten sonra kesinlikle yadırgamıyorsunuz.

Sahibi Naci Bakırdağ, 55 yaşında babacan ve sempatik bir adam. Kuruyemiş işine çocukken çıraklıktan başlamış, aynı semtte 40 yıllık alaylı.

Naci bey, 1970’li yıllarda profesyonel olarak Ankaragücü’nde, Toprakspor’da kalecilik yapmış, Ankara şöhretler karmasında oynamış. O dönemin Fenerbahçe kalecisi Yaşar ve Galatasaray kalecisi Eser’le arkadaşlar.

Şükran Kuruyemiş adının duygusal anlamı var. Naci bey, 20 yıl önce Gençlik Caddesi’nde devren kuruyemiş dükkanı görür. 1 Milyon TL istenmektedir, ancak alamaz, parası yoktur. Üzgün ve umutsuz biçimde dükkanın önünde otururken, elinde büyüdüğü mahalle komşuları Şükran Teyze oradan geçmektedir. Naci Bey’i elinden tutar, bankaya götürür, parayı verir. Şükran Kuruyemiş böylece doğar. Naci bey, kısa sürede Şükran Teyze’ye parayı geri öder.

Naci Bey, makine değmiş fabrikasyon ve ithal kuruyemişi satmıyor. Çünkü, aflatoksin riski taşıdıklarını iddia etmekte. Ülkeyi köy köy haftalarca dolaşıyor, arıyor, buluyor. Eliyle tutmadan, gözüyle görmeden, tatmadan almıyor. Köylüden bizzat seçerek alıyor, beğenmezse eli boş bile döndüğü oluyor.

Siyah üzümü Kilis’ten, ay çekirdeğini Bursa İnegöl’den, kabak çekirdeğini Ürgüp’ten, yer fıstığını Alanya veya Anamur’dan, bademi Datça’dan, fındığı Giresun’dan, cevizi Çorum İskilip’ten, leblebiyi Tavşanlı’dan, şam fıstığı Gaziantep’ten alıyor. Naci bey, Ankaralılar’ın kışın daha fazla kuruyemiş tükettiklerini ise kabak çekirdeği, şam fıstık, badem, fındık veya yer fıstığı olarak sıralıyor.

Taze ve Kaliteli Kuruyemiş Nasıl Anlaşılır?

Naci bey, “Kuruyemiş doğal ve parlak görünmeli, lezzetli olmalı, kaliteli ve az tuz kullanılmalıdır. Kabuklu kuruyemişlerin kabuğunun az, içinin dolgunluk oranı çok olmalıdır. Kabuğa para vermeyin. Ucuz fiyatla satılan, bilhassa besin değeri olmayan ithal kuruyemişlerin kesinlikle aflatoksinli, sağlıksız ve kalitesiz olacağı bilinmelidir. Kaliteli bir kuruyemişi ucuza asla alamazsınız. Kuruyemişi sadece güvendiğimiz yerden alın. Kuruyemişi mutlaka kuru ve ışık almayan bir ortamda vakumlu sert plastik kaplarda saklayın” diyor.

Naci bey, kuruyemişin ilmini de araştırmış. Kuruyemişin sağlığa faydalarını şöyle sıralıyor:

Kabak Çekirdeği: Bağırsaklara, böbrek zayıflığına, böbrek ve mesane iltihaplarına, idrar yollarındaki yanmaya, bağırsak ve prostat rahatsızlıklarına,

Ay çekirdeği: Kolesterole, damar sertliğine, kalp ve sinir hastalıklarına, solunum sistemi rahatsızlıklarına, cinsel arzu artışına ve idrar söktürmesine,

Antep Fıstığı: Kolesterole, koroner kalp rahatsızlıklarına, şeker hastalığına, akciğerlere, göğüs hastalıklarına,

Ceviz: Sinir sistemine, zihin yorgunluğuna, kemik ve dişlerin güçlenmesine, şeker hastalarına, basura, mideye, beyne, kalp ve damar rahatsızlıklarına, kaslara,

Badem: Sinirlere, göğüs hastalıklarına, beden ve zihin yorgunluğuna, hamilelerin sütüne, bebeklerin gelişimine, böbrek, idrar yolları ve cinsel organlardaki iltihaplara, hazımsızlığa, kolesterole, kalp krizi riskini azaltmaya, kan şekerini düzenlemeye, beden ve zihin yorgunluğuna, baş ağrısı, böbrek ve karaciğer rahatsızlıklarına,

Fındık: Kolesterole, kalp damar hastalıklarına, kansızlığa, tansiyona iyi gelir.

Naci Bey’in Anıları

“O yıl çok kaliteli kabak çekirdeği toplamıştım. Ancak stok azdı. Müşterilere azar azar veriyordum. Müşterinin biri 5 kilo istedi, ben de ancak 1 kilo verebileceğimi söyledim. Müşteri birden çok sinirlenerek, kendisinin paşa olduğunu, bu çekirdeği yurt dışına hediyelik göndereceğini söyledi. Ben de ‘Benim bütün müşterilerim paşadır. Kusura bakmayın, veremem’ deyince, ‘Bulunmaz hint kumaşı mıdır bu kardeşim’ diye söylenerek, 1 kilo alıp gitti. Ertesi akşam paşa gülerek dükkana geldi. Bir gece önce korumalarını tek tek göndererek, 5 kilo kabak çekirdeğini tamamladığını ve yurt dışına gönderdiğini söyleyince şaşırıp, kaldım. Paşa 1 kilo daha aldı gitti”

“Akşam üzeri ressam bir müşterim geldi. Aman bana çok güzel 1’er kilo bir karışım yap, bir arkadaşımla takım elbisesine iddiaya girdik, kimin kuruyemişi iyi ise iddiayı kazanacak, hem de kuruyemişlerin parasını ödeyecek. Kuruyemişi alıp, kazanacağından emin bir şekilde gitti. Bir hafta sonra gülerek geldi. ‘Ne oldu, kim kazandı?’ diye sorduğumda, ‘Sen kazandın’ dedi. Meğerse arkadaşı da bizden almış.”

Şükran Kuruyemiş’in ünlü müdavimleri: Süleyman Demirel, Ali Çoşkun, Kemal Unakıtan, Zekeriya Temizel, Hikmet Uluğbay, Tamer Karadağlı, Beyhan-Baykal Saran, İpek Çeken, Özcan Deniz, Kayahan, Sinan Aygün, Yılmaz Vural, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, bankalar, kamu kurumları, Ankara’nın ünlü otel, kafe, restoran ve barları

Lezzetle kalın.